İngilizcede Geniş Zaman (Simple Present Tense)
- Panda

- 15 Oca 2025
- 6 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 2 Mar 2025
Bu dersimizde, İngilizce'de geniş zamanı ifade etmek için kullanılan "simple present tense" konusunu tüm ayrıntılarıyla açıklayacağız.
İngilizcede “Simple Present Tense
Öncelikle, İngilizce'de geniş zamanın bazı kaynaklarda "present simple" olarak da geçtiğini belirtmek isterim. Dolayısıyla, bu terimi gördüğünüzde kafanız karışmasın.
İster “simple present tense” ister “present simple” deyin, bu yapı İngilizce'deki on iki zaman diliminden biridir ve günlük konuşmada oldukça yaygındır. İngilizceyi etkili bir şekilde kullanabilmek için bu konuyu çok iyi anlamalısınız. İngilizce'de "simple present tense" genel olarak şu durumları ifade etmek için kullanılır:
- Günlük alışkanlıklar,
- Rutinler,
- Tekrar eden eylemler,
- Genel doğrular,
- Sürekli devam eden durumlar.
Türkçede geniş zaman, fiilin sonuna “-r”, “-ar”, “-er”, “-ır”, “-ir”, “-ur”, “-ür” eklerinin gelmesiyle oluşur. Bu ekler, fiilin köküne ve ünlü uyumuna göre değişir. Örneğin, “oynar”, “yazar”, “güler” gibi. İngilizce'de ise "simple present tense"in yapısı biraz farklıdır. İlk olarak, "simple present tense" ile olumlu, olumsuz ve soru cümlelerinin nasıl kurulduğunu inceleyerek başlayalım.
“Simple Present Tense” ile Olumlu Cümleler
“Simple present tense” ile olumlu bir cümle yapmak için, özneyle uyumlu fiilin yalın halini kullanırız. Eğer özne tekil üçüncü şahıs (he, she, it) ise fiilin sonuna genellikle “-s” veya “-es” eklenir. Diğer öznelerle fiil yalın halde kalır.

Simple Present Tense Cümle Örnekleri;
He reads a book every night. (read)
Her gece bir kitap okur.
The sun rises in the east. (rise)
Güneş doğuda doğar.
We usually visit our grandparents on Sundays. (visit)
Genellikle pazar günleri büyüklerimizi ziyaret ederiz.
They drink coffee every morning. (drink)
Her sabah kahve içerler.
She teaches math at the university. (teach)
Üniversitede matematik dersi verir.
You always help your friends. (help)
Her zaman arkadaşlarına yardım edersin.

Simple Present Tense ile Olumsuz Cümleler
"Simple present tense" ile olumsuz cümleler kurarken geniş zamanın yardımcı fiili olan "do" kullanılır. Bu fiil tek başına yeterli olmaz, aynı zamanda "not" olumsuzluk eki de kullanılır. Özne "I", "you", "we" veya "they" ise "do not" (ya da kısaltılmış hali "don’t") kullanılır. Eğer özne "he", "she" veya "it" ise "does not" (ya da kısaltılmış hali "doesn’t") kullanılır. Daha sonra fiilin yalın hali eklenir. Aşağıdaki tabloyu inceleyebilirsiniz:

Örnekler:
I don’t play football. (Ben futbol oynamam.)
She doesn’t like coffee. (O, kahve sevmez.)
They don’t watch TV. (Onlar televizyon izlemezler.)
He doesn’t go to the gym. (O, spor salonuna gitmez.)
Simple Present Tense ile Soru Cümleleri
"Simple present tense" ile soru cümleleri oluştururken, yardımcı fiil olan "do"yu cümlenin başında kullanırız. Özne "I", "you", "we" veya "they" olduğunda "do" kullanılır. Özne "he", "she" veya "it" olduğunda ise "does" kullanılır. Daha sonra özne gelir ve ardından fiilin yalın hali eklenir. Örneklere bakınız:

Simple Present Tense ile Soru Cümleleri
Do they speak Spanish? (speak)
İspanyolca konuşurlar mı?
Does she go to school by bike? (go)
O, okula bisikletle mi gider?
Don’t we meet on weekends? (meet)
Hafta sonları buluşmaz mıyız?
Do we start work at 9 AM? (start)
İşe sabah 9’da mı başlıyoruz?
Does she watch movies often? (watch)
O, sık sık film mi izler?
Bu tür sorular "yes/no questions" olarak adlandırılır ve yanıtlar genellikle "evet" veya "hayır" şeklinde verilir. İngilizce'de "simple present tense" kullanılarak oluşturulan bu tür sorulara cevap verirken aşağıdaki formatı kullanabilirsiniz:

Do they eat breakfast early? (eat)
Kahvaltıyı erken mi yerler?
Evet: Yes, they do.
Hayır: No, they don’t.
Does he play the guitar? (play)
O, gitar çalar mı?
Evet: Yes, he does.
Hayır: No, he doesn’t.
Do we need to bring our own lunch? (need)
Kendi yemeğimizi getirmemiz mi gerekiyor?
Evet: Yes, we do.
Hayır: No, we don’t.
Does she enjoy playing tennis? (enjoy)
O, tenis oynamaktan zevk alır mı?
Evet: Yes, she does.
Hayır: No, she doesn’t.
Simple Present Tense” Kullanım Alanları
The Earth orbits the Sun.
Dünya, Güneş etrafında döner.
Ice melts at 0°C.
Buz 0°C’de erir.
The speed of light is approximately 300,000 kilometers per second.
Işık hızı yaklaşık 300,000 kilometre saniyede.
Water freezes at 0°C.
Su 0°C’de donar.
The human body needs oxygen to survive.
İnsan vücudu hayatta kalmak için oksijene ihtiyaç duyar.
Rutinleşmiş alışkanlıklarımızdan ve hobilerimizden bahsederken kullanılır:
She goes jogging every evening.
O, her akşam koşuya çıkar.
They play tennis on weekends.
Onlar hafta sonları tenis oynar.
He reads a book before bed.
O, yatmadan önce kitap okur.
I always watch movies on Fridays.
Ben her Cuma film izlerim.
Susan practices the piano every day.
Susan her gün piyano çalışır.
Geçerliliği genel olarak doğru olan ya da belli bir zaman sürekli olan durumlardan bahsederken kullanılır:
This lake is full of ducks.
Bu gölde birçok ördek var.
Her explanations contain several inaccuracies.
Onun açıklamalarında birkaç hata var.
Paris has many famous landmarks.
Paris’in birçok ünlü simgesi var.
This book has an interesting plot.
Bu kitabın ilginç bir konusu var.
This shirt feels very soft.
Bu gömlek çok yumuşak.
Spor karşılaşmaları nakledilirken kullanılır:
LeBron James scores a three-pointer. The crowd cheers loudly.
LeBron James üçlük atıyor. Kalabalık coşkuyla alkışlıyor.
Serena Williams serves the ball with power. Her opponent struggles to return it.
Serena Williams topu güçlü bir şekilde servis ediyor. Rakibi karşılamakta zorlanıyor.
Cristiano Ronaldo dribbles past the defenders and takes a shot. The goalkeeper makes a great save.
Cristiano Ronaldo savunmacıları geçip şut çekiyor. Kaleci mükemmel bir kurtarış yapıyor.
Usain Bolt races down the track and wins the gold medal. The audience applauds.
Usain Bolt pisti hızla koşuyor ve altın madalyayı kazanıyor. İzleyiciler alkışlıyor.
Michael Phelps swims the final lap and finishes first. His coach looks thrilled.
Michael Phelps son turu yüzüyor ve birinci olarak tamamlıyor. Antrenörü çok mutlu görünüyor.
Belirli bir zaman çizelgesi olan uçak, sinema, tren, otobüs gibi saat çizelgelerinde kullanılır:
The flight departs at 18:30.
Uçuş 18:30'da kalkıyor.
The movie starts at 7 PM.
Film saat 19:00'da başlıyor.
The meeting begins at 9 AM.
Toplantı sabah 9'da başlıyor.
The concert finishes at 10:30 PM.
Konser gece 22:30'da bitiyor.
The restaurant opens at noon.
Restoran öğlen açılıyor.
Tarihi olayların anlatımında kullanılır:
The American Civil War starts in 1861.
Amerikan İç Savaşı 1861’de başlar.
The Renaissance begins in the 14th century.
Rönesans 14. yüzyılda başlar.
World War I starts in 1914.
Birinci Dünya Savaşı 1914’te başlar.
The Cold War begins after World War II.
Soğuk Savaş II. Dünya Savaşı’ndan sonra başlar.
The Moon landing occurs in 1969.
Ay’a iniş 1969’da gerçekleşir.
Medya dilinde geçmiş zaman yerine kullanılır:
The fire destroys five buildings.
Yangın beş binayı yok etti.
The team wins the championship.
Takım şampiyonluğu kazandı.
The storm damages several homes.
Fırtına birkaç evi zarar verdi.
The company announces a major layoff.
Şirket büyük bir işten çıkarma duyurdu.
The patient recovers from surgery.
Hasta ameliyattan iyileşti
Zarf cümleciklerinde gelecek zaman yerine kullanılır:
I won’t leave until the meeting is over.
Toplantı bitene kadar ayrılmayacağım.
They will start the presentation as soon as everyone is seated.
Herkes oturduğunda sunuma başlayacaklar.
She can't leave until her shift ends.
Vardiyası bitene kadar çıkamaz.
We will begin dinner as soon as the guests arrive.
Misafirler gelince akşam yemeğine başlayacağız.
The event will be canceled if it rains.
Yağmur yağarsa etkinlik iptal edilecek.
Özür, teşekkür, yargı bildirme gibi durumlarda kullanılır:
Excuse me, Your Majesty!
Affedin, Majesteleri!
I appreciate your help.
Yardımınız için teşekkür ederim.
Please accept my apologies, Your Honor.
Özürlerimi kabul edin, Sayın Yargıç.
Many thanks for your support.
Desteğiniz için çok teşekkür ederim.
I’m grateful for your assistance.
Yardımınız için minnettarım.
Emir cümleleri kurarken simple prenset tense kullanılır.
Stop talking!
Konuşmayı bırak!
Listen to me!
Beni dinle!
Leave me alone!
Beni yalnız bırak!
Wait here!
Burada bekle!
Be quiet!
Sessiz ol!
Gelecek zaman zarflarıyla kullanıldığında gelecek zaman bildirmek için kullanılır:
The concert starts next week.
Konser gelecek hafta başlayacak.
I will visit my friends on Friday.
Cuma günü arkadaşlarımı ziyaret edeceğim.
The movie begins at 7 PM.
Film saat 19:00’da başlayacak.
The workshop starts at 10:00 AM.
Atölye çalışması sabah 10:00’da başlayacak.
The meeting is scheduled for tomorrow afternoon.
Toplantı yarın öğleden sonra yapılacak.
“Simple Present Tense” ile Kullanılan Sıklık Zarfları
Aşağıdaki tabloda temsili derecelerine göre İngilizcede geniş zaman ile kullanılan sıklık zarfları derlenmiştir:
Adverb (Zarf) Sıklık Tablosu

Yaygın kullanım Zarfları
always (daima, hep, her zaman)
never (asla, hiç, hiçbir zaman)
often (sık sık, sıklıkla)
sometimes (bazen, ara sıra)
usually (genellikle)
❗ İngilizcede sıklık zarfları genellikle “to be” fiilinden sonra kullanılırken, diğer fiillerle birlikte kullanıldığında genellikle fiilden önce gelirler. Aşağıdaki örnekleri gözden geçirin:
I usually read a book before bed.
Yatmadan önce genellikle bir kitap okurum.
English is often quite easy.
İngilizce genellikle oldukça kolaydır.
❗ “Sometimes” ve “occasionally” olumsuz cümlelerde “doesn’t” kelimesinden önce gelir. Örnekler;
Alice sometimes/occasionally misses her bus.
Alice bazen otobüsünü kaçırır.
❗ “Always” ve “ever” olumsuz cümlelerde “doesn’t” yapısından sonra gelir. Örneğin:
Alice doesn’t always/ever arrive on time.
Alice her zaman/hiç zamanında gelmez.
❗ “Often”, “generally” ve “usually” zarfları olumsuz cümlelerde “doesn’t” kelimesinden önce de kullanılabilir sonra da. Örnekler:
Alice generally/often doesn’t visit her friends on weekends.
Alice doesn’t generally/often visit her friends on weekends.
Alice genellikle/çoğu zaman hafta sonları arkadaşlarını ziyaret etmez.
❗ “Seldom“, “rarely“ ve “never“ zarfları halihazırda olumsuz bir anlam taşıdıkları için olumsuz cümlelerde kullanılmaz. Ancak belirtmek isterim ki, “seldom” ve “rarely” olumlu bir yapıda kullanılabilirken, “never” ile bu yapılamaz.
Tom seldom/rarely helps his wife in the kitchen.
Tom never helps his wife in the kitchen.
❗ “Often“, “usually“ ve “always” gibi sıklık zarfları, olumlu cümlelerde kullanıldıkları gibi, olumsuz cümlelerde de kullanılabilir. Aşağıdaki örneklere göz atın:
I often visit them. (+)
Onları sık sık ziyaret ederim.
She usually calls me. (+)
Genellikle beni arar.
They always help us. (+)
Her zaman bize yardım ederler.
I don’t often visit them. (-)
Onları sık sık ziyaret etmem.
She doesn’t usually call me. (-)
Genellikle beni aramaz.
They don’t always help us. (-)
Her zaman bize yardım etmezler.





Yorumlar